Nusret Mayın Gemisinin Çanakkale Savaşındaki Başarısı

18 Mart 1915 Çanakkale zaferimizde önemli rol oynayan Nusret Mayın Gemisi'nin hikayesine değineceğiz.

Nusret Mayın Gemisinin Çanakkale Savaşındaki Başarısı
kaynakça: https://steemit.com/tr/@alhydrprlk/nusret-mayin-gemisi

Nusret Mayın Gemisinin Çanakkale Savaşındaki Başarısı

18 Mart 1915 Çanakkale deniz zaferi şüphesiz büyük bir zaferdir.Hatta bir bakıma Nusret Mayın Gemisi'nin zaferi

Karanlık Liman'ına paralel şekilde döşediği 26 mayın düşman kuvvetlerinin zırhlılarını ya batırmış ya da saf dışı bırakmıştı.Nusret Mayın Gemisi 3 Eylül 1914'te Çanakkale'ye: Almanya'dan mayın dökmek için özel üretimle getirilmiştir.Ayrıca dar alanlarda kolayca manevra yapabilecek şekilde tasarlanmıştır.

Osmanlı Devleti'nin ekonomik durumu ne yazık ki Nusret Mayın Gemisi'ne yeterli imkanları sağlayamıyordu.Elde olan 26 mayında aslında: Çanakkaleli ustaların yaptığı derme-çatma mayınlardı.Elde duracağına mayınların döşenmesi kararı çıkmıştı.Miralay Cevad Bey, Hafız Nazmi Bey'i çağırıp mayınların mutlaka döşenmesi gerektiği emrini verdi.

Alışılagelen düzen aslında dikine olacak şekilde mayın döşemekti.Rivayetlere göre Peygamber efendimiz, Cevad Bey'in rüyasına girerek bu şekilde mayınların döşenmesi gerektiğini söylemiş.Karanlık Liman, boğazın en geniş yeriydi: manevra yapmaya ve dönmeye en müsait kısmıydı.

İki gün önce kalp krizi geçiren Nusret'in komutanı Yüzbaşı Hakkı Bey kötü sağlık durumuna rağmen; ölüm pahasına üzerine düşeceğini söylüyordu.Eski döşenen mayınların etrafından dikkatlice geçerek Nusret Mayın Gemisi, Karanlık Liman'a 7 Mart gecesi ulaştı.Düşman gemilerinin ışıkları onlar için ölüm korkusu değil; yakalanma ve görevi yerine getirememe korkusuydu.

26 Mayın her biri besmele ile denize döşendi..

Geri dönüş sırasında düşman ışığı Nusret Mayın Gemisi'ne denk geldi.Hemen ardından bizim tarafımızdan karşı bir ışık yanmaya başladı.O kadar çok ışık oluşmuştu ki göz gözü görmüyordu.Geriye dönmeyi başaran gemi kaptanı:  Hakkı Bey'in kalbi ışık savaşına dayanamamış durmuştu.