Hasan Sabbah Hakkında Bilinmeyenler Ve Propagandası

Hasan Sabbah, döneminde Selçuklu devlet adamlarını bile tehdit edebilmiştir; kendine can derecesinde bağlı fedailere sahipti.Peki bunları nasıl yapabiliyordu ?

Hasan Sabbah Hakkında Bilinmeyenler Ve Propagandası

Açıklama: Hasan Sabbah ve ona bağlı Haşhaşiler,  Nizarî İsmâili mezhebindendir.

Günümüzde dahi adından söz ettiren bir isim oldu Hasan Sabbah.Meşhur Alamut Kale'si ve kendine derinden bağlı fedaileri ile devletler için bile büyük bir tehdit olmuştur.Devletin önemli kademelerindeki insanlar bile Hasan Sabbah'tan korkmaktaydılar.Peki Hasan Sabbah yıkılmaz bir kale ve kendine sıkı sıkıya bağlı fedaileri nasıl elde etti? Hangi fikirlerle İsmâilî düşüncesini yayabiliyordu?

Hasan Sabbah Yeni Davet ismini verdiği bir doktrine sahipti.Bu doktrin eski İsmâilî düşüncelerini barındırmaktaydı.Hasan Sabbah'ın Yeni Davet'ine göre Allah yalnızca şeriatın sırlarını imama vermiştir.Müminlerin iradeleri yoktur sadece imama uymaları gerekmektedir.Çünkü o İsmâilî'lere göre hakikatin temsilcisidir.Dolayısıyla vahyi ve aklı yalnızca o mümkün kılabilirdi.

İmamın bulunmadığı dönemlerde halkın dağılmamasını önlemek için mutlak yetki tabiki: Hasan Sabbah'a aitti.Hasan Sabbah eğitim ve öğretimi, düşünmeyi, sorgulamayı net bir şekilde kaldırmıştır.Tam bir dogma inanışla insanları kendine bağlı hale getirmiştir.Cuveynî bu konuyla alakalı şöyle açıklama getiriyor: Hasan Sabbah'a göre Allah'ı tanımak akıl ve düşünceyle gerçekleşemez.Çünkü dünyada yaşayan canlıların çoğunda akıl ve mantık vardır.Eğer akıl Allah'ı tanımakta yeterli olsaydı her akıl kendi kapasitesine göre farklı algılamaması gerekecekti.O yüzden farklı Allah inanışları olamaz.Akıl din için kafi olamaz insanlar ancak imama uymalıdırlar.

Hasan Sabbah kendi doktrinini kabul ettirmek için zaman zaman adam kaldırıp, bölgeyi yağmalayıp, halkı dahi katletmiştir.Hasan Sabbah dini siyasetleştirme propagandası yapmıştır.Bu propagandaya göre: dünya meşru olmayan yöneticilerden kurtarılmalıydı.Bunu gerçekleştirecek olanlar tabiki de suikastçilerden başkası değildi.Karşısında ister Selçuklu iste Abbasi devleti olsun; o içten çökertme yoluna gidecekti.Suikastlerle korku ve kargaşa ortamı sağlayarak istediklerini elde edecekti.

Hasan Sabbah özellikle Selçuklu devlet yapısını çok iyi bilmekteydi.Devlet adamlarının iyi ve kötü taraflarını çok iyi analiz etmişti.Alamut Kale'si şüphesiz Hasan Sabbah ve Haşhaşiler için çok iyi bir yerleşim yeri ve karargah olmuştu.Kale içindeki soğuk hava depoları, su havuzları, ambarlar, meyve ağaçları uzun süreli kuşatmalara bile dayanacak şekilde hazırlanmıştı.Birçok kez kuşatılmaya kalkışılsada her defasında Alamut Kale'si düşmemiştir.Hasan Sabbah yapacaklarını burada düşünüyor ve komuta ediyordu.Neredeyse hiç kaleden dışarı çıkmıyor, fikirlerini hayata geçiriyordu.

Hasan Sabbah, İsmâiliğe davet eden din adamları ve yöneticileri yani dâileri çok iyi kullanabilmekteydi.Toprak fethetmek savaşmak yerine türlü entrikalarla kaleleri almayı hedefliyordu.Dâiler kale sakinlerinin güvenini kazanırdı ve ardından kaleye sızarak eylemlere geçerlerdi.Dâilere suikastçilerde destek olur kale düşerdi.Selçuklu emiri MuzafferGirdkûh kalesini entrikalarla kendi himayesine Selçuklu sultanı ve diğer emirler aracılığıyla aldı.Sonradan İsmâilî'ye(Hasan Sabbah'a) bağlı olduğunu açıkladı.Tam 40 yıl kale onun himayesinde kaldı.

Hasan Sabbah kurduğu sistemde üst seviyelere çıkmak imkansızdı.Verilen görevler birimler arasında emir-komuta zinciriyle işliyordu.Yönetim kademesinde de üst seviyelere çıkılamazdı.Bunun yerine dinsel adanmışlık ön plandaydı.Bu teşkilatın uzun süre ayakta kalmasın daki en önemli sebeplerden biri oldu.Kaldı ki imamlar ya da dâiler öldükten sonra yerine kimin geleceği tartışması olmuyordu.Çünkü bir boşluk olduğunda bağlı olunacak kişi Hasan Sabbah'tı.

Hasan Sabbah kurduğu teşkilatı derecelendirdi ve ayırdı:

Şeyhu'l Cebel: Davetin Reisi

Dâiler: Bilgili, medrese eğitimi almış İsmâilîliği yayan kişiler.

İsmâilîliği kabul etmiş önemli kişiler: Büyük kalelerin ve şehirlerin liderleri

Yoldaşlar: Bunlar Mezhebin muhafazasında çalışan kimselerdi

Fedailer: Çeşitli suikastleri düzenleyen kişilerdi

Taraftarlar: İsmâilîliği kabul etmiş ancak tebliğ görevi bulunmayan kimseler

Müstecibûn: İsmâililiği kabul etmiş ama fazla bilmeyen halkı oluştururlardı.

Hasan Sabbah için taht kavgaları ve karışıklıklar bulunmaz bir fırsattı.Örneğin Selçuklu yönetiminin çalkantılı dönemlerinde Hasan Sabbah adamlarını göndererek davalarını anlattırırdı ayrıca fedailerle devlet adamlarını tehdit eder gerekirse öldürürdü.Bunun bir örneği Muhammed Tapar ile Berkyaruk döneminde yaşanmıştır.

Hasan Sabbah inandığı davasına sıkı sıkı bağlı biriydi.Öyle ki oğlunu dahi öldürtebilecek kadar.Ancak ondan sonra gelen 2.Hasan öyle değildi.2.Hasan yönetime geçtikten sonra Ramazanın 17. gününü kıyamet bayramı ilan etti.Kıyamet bayramında bütün davanın gerektirdiği hükümleri kaldırmıştı.Bunların içinde namaz ve dinin gerektirdiği bütün yükümler vardı.Büyük bir yemek verip çalgıcı çengicileri çağırıp alem yapmıştı.Hasan Sabbah'ın öncülüğünü yaptığı Nizarî İsmâiliîliği zaten imama kesin bir şekilde inanmayı ve itaat etmeyi içeriyordu.Onlara göre imama uymayan cennete giremezdi.

Hasan Sabbah ve Haşhaşiler tam 116 yıl ayakta kalmayı başarmışlardır.Ne Selçuklular ne de Harzemşahlar onları deviremedi taki şiddetli Moğol saldırısına kadar(1256).Haşhaşiler birkaç önemli kale haricinde büyük fetihlerinden söz edilemez.Onların en büyük başarısı yaptıkları suikastler, kale savunmaları ve yayılmacı politikalarıydı.