Bilge Kağanın Öğütleri

İkinci Göktürk Kağanlarından Bilge Kağanın Türk Milletine öğütleri ve sözleri hakkında birkaç satır...

Bilge Kağanın Öğütleri
Bilge Kağanın Öğütleri

BİLGE LİDER BİLGE KAĞAN KİMDİR ?

        683 yılında doğan Bilge Kağan'ın babası Göktürk Devletini tekrar kuran İlteriş Kutluk Kağan, Annesi İlbilge Hatundur. Devlete Kağanlık yapan amcası Kapgan Kağan'ın elinde büyümüştür. Amcası ölünce yerine geçen İnal'ı devirerek Göktürk Kağanlığının başına geçmiştir.

Bilge Kağan'ın Türk Milleti açısından önemi çok büyüktür. Çin Devletiyle giriştiği pek çok savaştan sonra gelecek nesillere öğüt niteliğinde çok önemli bir eser bırakmıştır.

BİLGE KAĞAN'IN YAZITLARI VE ÖĞÜT NİTELİĞİNDEKİ SÖZLERİ

  • Ben, Tanrı gibi gökte doğmuş Türk Bilge Kağan'ım.
  • Bu çağda tahtıma oturdum!
  • Sözlerimi sonuna kadar dinle, iyi işit! Bütün küçük kardeşlerim, yeğenlerim, oğullarım, bütün soyum, milletim, Tarkanlar, buyruk beyleri, Oğuz Tatar, Dokuz Oğuz Beyleri, Millet; sözlerimi iyice işitin, sağlamca dinleyin!
  • Altın, gümüş, pirinç, ipek ve bunca şeyleri ölçüsüz veren düşman milletinin sözü tatlı, kumaşı yumuşak yani armağanı çekicidir. Düşmanlar bu tatlı dil ve çekici armağanlarla uzaktaki milletleri kandırarak kendilerine çekerler.
  • Yakına çekip kandırdıktan sonra da fitne bilgisini yayarlar. Diğer kavimler düşmanlarının ne fesatçı olduklarını ancak o zaman anlarlar. 
  • Ey Türk Milleti! Tatlı sözlere, yumuşak armağanlara kandınız! Ve birçoklarınız öldü. Yine yanılırsanız ve güneydeki Çogay Ormanlarına Tögültün Ovasına yerleşirsen; Ey Türk Milleti: Öleceksin!
  • Oralara gittiğiniz zaman Çinden gelen kötü kişiler aranıza sokulur ve sizi kandırırlar.
  • Ötüken ormanında oturursan ebedi il tutarak oturacaksın ve tok duracaksın. 
  • Ey Türk Milleti! Sen aç olunca tokluk nedir bilmezsin. Fakat tok olunca da açlık nedir düşünmezsin. Böyle olmuş olduğun için seni yüceltmiş Kağanının sözünü tutmadın. Onun sözünü almadan yerden yere vardın. O yerlerde tükendin. Geri kalanlarınla daha da zayıflayarak öle yite yürüyordun. 
  • Gönlümdeki sözleri bu taşa yazdırdım! Çölde, otlakta, çorak yerlerde olanlar da bu taşı görsün. Yabancılar dahi bilip öğrensin.
  • Üstte mavi gök, altta yağız yer, ikisi arasında kişi oğlu yaratılmış.Kişioğullarını yönetmek için atalarım Bumin Kağan, İstemi Kağan tahta oturmuş. Tahta oturunca Türk Milletinin iline, töresine sahip çıkmış. 
  • O zamanlar dört taraf hep düşman imiş. Dört tarafa ordu sevkederek bunca milleti kendine bağlamış. Başlı olana baş eğdirmiş, dizli olana diz çöktürmüş...
  • Kağan atalarım bilgeymiş, alpmiş. Buyrukçuları da aynı onlar gibi. Beyleri de milleti de doğruymuş. Onun için ili korumuşlar. İli koruyup töreyi düzenlemişleri. Günü gelince ecelleriyle ölmüşler. Dört taraftan bunca millet gelmiş; yas tutmuşlar ölümlerine, ağlamışlar. Öyle ünlü kağanlarmış.
  • Amcam Kapgan Kağanla birlikte 25 sefer yaptık ve 13 kez savaştık. Yanılıp bize karşı gelen Türk kavimleriyle de savaştık ve onları da düzene soktuk. Artık küçük kardeş büyük kardeşi; oğullar babalarını bilir oldu.
  • Türk Beyleri, Millet, işitin! Üstte mavi gök basmasa, altta yer delinmese, Türk Milleti! Senin ilini, senin töreni kim bozabilirdi ?
  • Ey Türk Milleti! Titre ve kendine dön! İtaat ettiğin zaman seni yükseltmiş ve yüceltmiş olan Bilge ve Alp Kağanına hür ve bağımsız yurdunda yanılıp isyan ederek kötü iş yaptın! Silahlı adamlar nereden geldiler de seni dağıtıp götürdüler ? Süngülü insanlar nereden geldiler de seni sürüp götürdüler ?
  • Ey kutlu Ötüken Ormanının milleti! Gittiniz! Doğuya varanınız vardı. Batıya varanınız vardı. Vardığın yerde hayrın o oldu ki kanın su gibi aktı. Kemiklerin dağ gibi yığılıp yattı. Bilmediğin için yanılıp, kötülük ettiğin için amcam Kağan uçmağa vardı.
  • Ben, hali vakti yerinde bir millete Kağan olmadım. İçerden yiyeceksiz, dışardan giyeceksiz, güçsüz kalmış bir millete Kağan oldum.
  • Küçük kardeşim Kültigin ile sözleştik. Babamızın kazandığı millet adı millet sanı yok olmasın diye, Türk milleti için gece uyumadım, gündüz oturmadım. Ölesiye, bitesiye, kardeşim Kültigin ile çalıştım.
  • Kültigin uçmağa vardı. Ben yaslandım. Kederimden görür gözüm görmez gibi, bilir aklım bilmez gibi oldu. Ve sonra düşündüm. Zamanı Tanrı yasar. Kişioğlu hep ölmek için doğmuştur. 
  • Ey Ötüken Ormanının Milleti! Kötü kişi gelip birliğini bozmasın! Kötü adamlar seni dağıtmasın diye sana burayı il tuttum. Töreyi kazandırdım. 
  • Türk Beyleri! Sözümü işitin! Türk Milletini toplayıp il tutacağını bu taşa yazdım. Yanılırsa öleceğini yine bu taşa yazdım. 
  • Şimdi bilin ki Türk Beylerim, Alay Beylerim, Türklerim! Kazanıp il tuttuğum bu yerden Kağanından, Beylerinden, suyundan toprağından ayrılmazsan iyilik göreceksin. Evinde oturacak, dertsiz olacaksın.

Sözlerimde yanlış var mı ?